
Eczacılar, ilaç fiyatlarında gerçekleştirilen indirimi protesto için bir günlük kepenk kapatma eylemi başlattı. Eyleme TEB yöneticileri de katıldı...
Türk Eczacılar Birliği (TEB) tarafından düzenlenen kepenk kapatma eylemi TEB yöneticilerin katılımıyla Çukurambar Natura Eczanesi'nde başlatıldı. TEB Başkanı Erdoğan Çolak, burada yaptığı açıklamada, 320 tane delegelerinin olduğunu belirterek genel kurula gelecek olan arkadaşlarıyla olabilecek gelişmeleri enine boyuna tartışacaklarını kaydetti.
TEB Başkanı Çolak, demokratik bir ortamda olabilecek her şeyi tartışacaklarını vurgulayarak, "Neler olabilir, her şey olabilir, burada 7 bin eczane sadece piyasanın insafına terk edilerek ortadan kaldırılıyorsa, bunun da sonu gelmeyecekse, 2004'ten bu yana aynı yöntemlerle üstümüze geliniyor. Bunlardan da bir sonuç alınamadığı görülüyor, demek ki bu işler devam edecek. Onun için biz burada ciddi bir karşı duruş hep birlikte örgütleyeceğiz. Bunun adı ne olur, buna büyük kongre karar verir. Ben şimdi burada büyük kongrenin önüne kesecek bir delege olarak öncelikli bir şey söylemem çok doğru değil. Ama bizim genel kurullarımız çok hararetli ve hareketlidir.
Bu hararet ve hareket içinde her sonuç çıkabilir. O sonuçlarda yöneticiler tarafından hayata geçirilir. Onun için 11-12-13 Aralık bizim için tarihi bir öneme sahip bir kongre" dedi.
"Radikal kararlar alınabileceğini söylediniz. Bunlar ne olabilir?" şeklindeki soru üzerine Çolak, "Her şey çıkabilir. Sürekli kapatma da çıkabilir, sözleşme feshi de çıkabilir. Şöyle bir şey çıkar diyerek kongreyi oraya doğru yönlendirmek çok doğru bir şey değil. Sonuçta ben TEB Genel Başkanıyım. Şu anda benim söyleyeceğim şey, herkes tarafından itibar görebilir, oraya doğru kanalize olabilir. Benim istediğim şey şudur; kongre bunu özgürce tartışsın. 3 günlük demokratik bir ortamda özgürce tartışsın. Bu sorunu çözebilecek kararı kendi iradesiyle ortaya koysun" karşılığını verdi.
Bir başka sorusu üzerine Çolak, "Eczacılarımız vatandaşları mağdur etmeyecek. Nöbetçi eczaneler vasıtasıyla bunu sağlayacağız. Zaten bugün nöbetçi eczane sayısı 2 katına 3 katına çıkardık, çalışma günü olduğu için bir mağduriyet olmasın istedik. Sözleşmeden doğan onlarında hakları var bizimde haklarımız var. Tek taraflı anti demokratik bir biçimde çözüm söz konusu değil" karşılığını verdi.
"Eczacıların zararlarının karşılanması" ile ilgili yapılan açıklamalar hatırlatılması üzerine ise Çolak, "Zararların karşılanmasıyla ilgili sadece yapılan iş dün, bizim eczacılık hizmetini sürdürebilmemiz konusunda istediğimiz taleplerin bir kaç katını sanayicilere masada bıraktılar. Bir anlamda sanayicilere örtülü bir zam verdiler. yani önce aldıklarını sanayicilere vererek sorunu onlarla çözdüler. Ama sorunu bizimle çözmeyi tercih etmediler. Biz zararlarımızın karşılanması noktasında bugüne kadar devletin yardımını alamadık. İlaç fiyat kararnamesi ve ona açıklık genelge olmasına rağmen dün Sayın Bakan 3 tane dernek yöneticisinin bunu imza altına aldığını söylüyor. Kararname ve genelge var. Buna uymayan sanayici 3 tane dernek yöneticisinin kararına mı uyacak. Onlar uymasa da eczacılar gereğini yapacak. O ilaçları yarından itibaren depolara iade edip zararlarını tazmin edecekler" diye cevap verdi.
Bir gazetecinin "Resmi gazetede sabah yayınlanan genelge değişikliği var. Ek 6. madde konuldu. Bazı ilaçlara ıskonto uygulanmayacağı belirtiliyor. Bunun size bir katkısı olur mu?" şeklindeki sorusuna Çolak, "Türkiye'de 7-8 bin çeşit ilaç var. Bunun bir kısmına zaten uygulanması söz konusu değil. 3 bin küsur kısmına uygulanacaktı. Onları açıklamışlar. Bunların büyük bir kısmı da röntgen, tomografilerde kullanılan ilaçlar bizimle çok ilgisi olmayan ilaçlar" cevabını verdi.
"Görüşmelerden bir netice alabildiniz mi?" yönündeki bir sorusu üzerine ise Çolak şunları söyledi: "Biz dün görüşmemizi yaptık. Ali Babacan ve Sayın Ömer Dinçer ile akşam 7.30-08.30 arası. O görüşmeden bir netice alamadık."
"Başbakanla bir görüşme talebinde bulundunuz, cevap geldi mi?" şeklindeki bir başka soru üzerine ise Çolak, "Hayır cevap gelmedi. Sadece Ali Bey'den cevap geldi. Sonuç alamadık. Dolayısıyla bugün gereğini yapıyoruz" dedi.
Yapılan açıklamanın ardından Çolak beraberindeki eczacılar sembolik olarak eczanenin kepengini indirdi.
Eczacılar bağırıyorlar ama..
İlaç harcamalarında tasarruf amacıyla bugün yürürlüğe giren kararnamede SGK’nın ilaç şirketleriyle yaptığı görüşmeler sonucu referans fiyatın yüzde 60’ının değil, 66’sının baz alınacağını açıklaması eczanelerin kepenk kapatma eylemini engellemedi.
Zararlarının karşılanacağının resmi bir şekilde tebliğ edilmeğini, stok zararları karşılansa bile fiyat düşüşlerinin neden olduğu kâr erimesinin devam edeceğini savunan eczacılar bir günlüğüne kepenk kapattı.
3 BİN İLAÇ İADE EDİLİYOR
Stok zararlarının karşılanması konusunda resmi bir açıklama yapılmamasını gerekçe gösteren eczacılar, kasım ayında başlattıkları ardından durdukları düşük fiyatlı ilaçların depolara iadesine yeniden başladı.
Gece boyunca iade işlemlerinin sürdüğünü, bu nedenle online sistemlerinin kilitlendiğini ifade eden Türk Eczacılar Birliği, vatandaşın mağdur edilememesi için nöbetçi eczanelerin ilaçları iade etmeyeceklerini belirtti. Diğer eczaneler ise cumartesi gününe kadar ellerindeki düşük fiyatlı ilaçları iade etmiş olacaklar. İade edilecek ilaç sayısının 3 bini geçmesi bekleniyor.
HÜKÜMET GERİ ADIM ATMAYACAK
Hükümetin ilaç kararnamesi konusunda tavrının net olduğu, geri adım atmayı düşünmediği belirtiliyor. Konuyla ilgili bilgi veren kaynaklar hükümetin konuyla ilgili görüşünü şöyle özetliyor:
“Eczaneler ‘satılan malın fiyatı düştü, kâr azaldı’ diye kepenk kapatıyor. Eczanelerin kâr akitlerinde bir değişiklik olmadı, yüzde kaçsa yine aynı. İlacın fiyatı düştü diye isyan ediyorlar. Kutu başına ilaç fiyatlarında ciddi artışlar da olmuştu. SSK içindeki eczaneleri kapattık, bütün ilaç hacmini eczanelere verdik, eczanelerin cirosu ikiye katlandı. Türkiye’de fiyatı düşüren başka sektör yok mu, nasıl yükseliyorsa düşebilir de. İlacın fiyatı düştü diye kepenk kapatmayı anlamıyoruz. ‘Vatandaş ilacı pahalıya alsın, devlet pahalıya alsın yoksa kepenk kapatırız’, olay bundan ibaret. Buna göz yummak mümkün değil. Dolayısıyla orada bir geri adım olmaz.”
Haberturk gazetesi ekonomi müdürü Cüneyt Toros'un son eylemle ilgili yorumu: Türkiye'den başka yan yana 5 eczane açılan ülke yok, demek ki kâr çok
DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE 5 ECZANE YANYANA GÖREMEZSİNİZ
TÜRKİYE'DE sağlık sektörünün her tarafında sorun var. Vatandaşta para yok, sağlık hizmetini devlet yardımı ile alabiliyor. Doktorların durumu da ortada. Şu ana kadar bir tek eczacılık sektöründe sorun görünmüyordu. Çünkü memleketin dört bir yanında adım başı 5 eczane var. Her şeyden önce bunu sorgulamak lazım, bu kadar eczaneye gerek var mı? Bu işte ciddi para var ki, bu kadar eczane açılıyor ve iş yapıyor. Dünyanın başka hiçbir yerinde yan yana 5 eczane göremezsiniz. Arz fazlası olduğuna göre ciddi kâr var. Sektörün bu arz fazlalığını düzenlemesi gerekiyor.
BÖYLE SAÇMA ŞEY OLMAZ
Alınan kararla vatandaş daha ucuza ilaç alacak, devletin cebinden daha az para çıkacak, tamamen kamu yararına.
Sen kepenk kapatarak diyorsun ki, elimde stok var, pahalıya almıştım, devlet fiyat farkını versin. Fiyat yükseldiği zaman, stok mallarını indirimli mi veriyordun? Tersi olunca mı istiyorsun? Böyle saçma şey ticarette olmaz. Bu karar kamu lehine ve uygulamaya geçtiğinde 5 eczane yan yana para kazanamaz. Ama iki eczane kazanmaya devam edebilir. Arz fazlasının ortadan kalkması gibi bir sonucu beraberinde getirecek bu kararla birlikte eczacılar yine para kazanmaya devam eder, vatandaş daha ucuza ilaç alır, devletin de cebinden daha az para çıkar dolayısıyla bütçe açığı azalır.