
Biliyorum. Bugünlerde kafalar çok karışık.
Ülke, „umutlular“ ile „umutsuzlar“, “kaygılılar“ ile „kaygısızlar“ diye bölünmüş durumda. “Askeri darbelerin yerini yeni bir sivil darbe mi alacak?“ tartışması sürerken “balyoz senaryosu“ , YÖK kararı, Yargı tartişmaları gündeme geliverdi. Her yeni gün yeni bir tartışma ile başlıyor. Eminim ki daha başka tartışmalar birbirini takip edecektir.
Güven yok
Sorunların temelini ve çözümünü biraz daha detaydan alarak açıklamak gerekiyor.
Bütün bu kargaşanın temelinde bir güç mücadelesinin yattığını ve şu anda kendini karşılıklı güvensizlik ve atışmalar olarak gösterdiğini görüyoruz. Yoğun bilgi kirliliğinin de etkisiyle devlet vatandaşına,vatandaş devletine , vatandaş vatandaşına güvenemez duruma gelmiş, ülkemiz bir güvensizler topluluğuna dönüşmüştür.
Aslında: Mücadelenin bir tarafında „Devlet ve Kurumları“,diyer tarafta ise anasından çıplak ve yalnız doğmuş sade bir “İnsan“ durmaktadır.
Günümüzde dış güçlerin etkisini ve baskısını da çok ciddiye almak zorundayız.Sürekli büyüyen „Global Finans“ heryerde görüldüğü gibi,ülkemizde de aktif aktörlük peşindedir.Hatta ,önümüzdeki yüzyıl içinde dünyayı tek bir merkezden yönetme hevesinde olup, “Ulus Devletler“ i kıskacına almakta, vatandaşa baskı katlanmaktadır. Tek dünya mahkemesi,tek güvenlik gücü,tek dünya merkez bankası v.s…
İnsan ve Vatandaş‘ ın yeri yeniden ve doğru tain edilmelidir.
Dünyada ve ülkemizde olup bitenler bazı değerlerin yeniden sorgulanmasını zorunlu kılmaktadır.Toplum düzeninde belirleyici olan Devlet ile Vatandaş arasındaki ilişkidir. Esas soru: Kim nerede duracak? İnsan nerede duracak? Devlet nerede duracak?
Bizde Devlet devamlı merkezde durmuştur, vatandaşına istediği gibi hükmetmiştir.Ama artık bu mekanızma işlemez olmuştur.
Çözüm nedir?
Devlet ile Vatandaş yer değiştirmelidir !
Vatandaş merkeze geçip, devlet kenara kaymalıdır.Yani, devletin görevi sadece ve yalnız vatandaşa hizmet etmek, hakemlik yapmak, içte ve dışta güvenliği sağlamak olmalıdır. O halde , devlet ve vatandaşlığın tarifleri yeniden yapılmalı,yetki ve sınırları yeniden belirlenmelidir.Kaçınılmaz ve yoğun tartışmaların sonunda görülecektir ki; Anayasa yetersizdir ve değiştirilmek zozundadır.
Gelin şimdi ,yeni yazılacak modern Anayasa‘nın değiştirilemez birinci maddesinin metnini burada hep beraber yazalım.
„İnsan onuru dokunulmazdır.Devlet ve kurumları onu korumakla yükümlüdür.“
Barış,refah, insan hakları ve gelişmiş bır demokrasi istiyorsak, yeni anayasa bu cümle ile başlamalıdır.
Onurlu insanların onurlu ülkesinde yaşamak ayrı bir onurdur.